Anadolu Gençlik Derneği Afyonkarahisar Şubesi, islam coğrafyası için yine
meydanlara çıktı.
Anadolu Gençlik Derneği (AGD) Afyonkarahisar Şubesi; Filistinli
mazlumlara çıkarılan idam kararları, Mescid-i Aksa’nın 839 yıl sonra ilk defa
kapatılması ve Filistin, İran, Lübnan ve Yemen’e yapılan saldırılar ile ilgili
Zafer Meydanı’nda basın açıklaması yaptı.
Vatandaşlar tarafından yoğun bir katılımın olduğu programda konuşan
Anadolu Gençlik Derneği Afyonkarahisar Şube Başkanı Mevlüt Yeşil şunları
söyledi;
Aziz milletimiz! Ey zulme boyun
eğmeyenler! Ey hakikatin tarafında duranlar!
Bugün burada basit bir eylem için
toplanmadık.
Bugün burada safımızı ilan etmeye
geldik!
Bugün bu meydana tarafımızı açıkça
ortaya koymak için akın ettik.
TRUMP VE NETANYAHU’NUN HEVESİ
KURSAĞINDA KALMIŞTIR!
Siyonist İsrail ve onun emir eri
konumundaki ABD’nin; Kardeş ülke İran’a yönelik başlattığı saldırının üzerinden
bir ayı aşkın bir süre geçmiştir.
Bu süre zarfında çok sayıda İranlı
kardeşimiz şehit olmuş ancak bu kayıplar başta İran halkı olmak üzere tüm
ümmeti daha da kenetlemiştir.
İran’ın kısa bir süre içerisinde beyaz
bayrak sallayacağını uman Trump –Netanyahu ikilisinin hevesi hamdolsun ki
kursağında kalmıştır.
İsrail işgali altındaki topraklara ve
bölgedeki ABD üslerine füze yağdıran İran bugün tüm İslam alemi adına
çarpışmaktadır.
Bugün dünya ikiye ayrılmıştır:
Bir tarafta; Zulmü örgütleyenler… Kan
üzerinden düzen kuranlar… Ve insanlığı sömürenler vardır…
Diğer tarafta ise;
direnenler… iman edenler… teslim
olmayanlar bulunmaktadır.
Biz dün olduğu gibi bugün de; Direnenlerin
tarafındayız! İman edenlerin safındayız! Teslim olmayanlar zümresindeyiz!
BUGÜN YAŞANANLAR BİR ÜMMETİ TESLİM
ALMA PROJESİDİR!
Açık konuşuyoruz! Bugün İslam coğrafyasında
yaşananlar; basit bir mücadele değildir.
Bugün İslam coğrafyasında yaşananlar;
Bir kuşatma planıdır!
Bir dizayn operasyonudur! Bir ümmeti
teslim alma projesidir!
Bugün;
İran’a saldırıyorlar… Lübnan’ı
bombalıyorlar… Filistin’i yakıp yıkıyorlar…
Çünkü biliyorlar ki; Bu hat düşerse,
ümmetin direniş hattı çökecektir!
Ama biz buradan ilan ediyoruz! O hat
düşmeyecek! O direniş kırılmayacak!
İRAN’DA, FİLİSTİN’DE LÜBNAN’DA
KARDEŞLERİMİZİN YANINDAYIZ!
Şimdi hep birlikte söyleyelim!
İran’da kardeşlerimizin yanındayız! Lübnan’da
kardeşlerimizin yanındayız! Filistin’de kardeşlerimizin yanındayız!
Bu saldırılar; Bir inancı yok etme
girişimidir! Bir ümmeti diz çöktürme çabasıdır!
Ama biz buradan haykırıyoruz! Bu ümmet
diz çökmez!
Bu ümmet teslim olmaz! Bu ümmet asla
boyun eğmez!
Bugün İran’da vahşi katliamlara imza atanların bir hedefinin de Lübnan
olduğunu görüyoruz.
Bu vesileyle İsrail rejiminin canına okuyan ve şu ana kadar çok sayıda
işgalci askeri cehenneme gönderen Lübnan direnişini selamlıyoruz.
Lübnan’da direniş bayrağını dalgalandıran tüm kardeşlerimize
muvaffakiyetler diliyoruz.
Ve sözü davamızın odak noktası, zafer
nişanemiz Kudüs’e getirmek istiyoruz.
Bugün Filistin’de son derece vahim
olan olaylar yaşanmaktadır.
İlk kıblegahımız olan Mescid-i
Aksa’mız bir ayı aşkın bir süredir kapalı tutulmaktadır.
Bir ayı aşkın bir süredir secdelere,
tekbirlere hasret kalan Aksa’mız siz değerli milletimizi beklemektedir.
Mehmetçiğimizin özlemini çeken
Mescid-i Aksa’mız bir büyük tehlike ile daha karşı karşıyadır.
Bu bağlamda; Direnişteki
kardeşlerimizin aktardığı üzere; Mescid-i Aksa’mızın altındaki kazı çalışmaları
tüm hızıyla devam etmektedir.
Bu ne demektir biliyor musunuz?
Mescid-i Aksa’mız her an her saniye
yıkılma tehdidiyle karşı karşıyadır.
O nedenle diyoruz ki;
Bu ümmet bir varlık-yokluk savaşının
içerisindedir.
Varlık savaşı veren bu ümmetin tek
yumruk olması ve birlik içerisinde hareket etmesi de bir zarurettir.
Bu vesileyle belirtmek isteriz ki;
Ümmet-i Muhammed’in hayati bir
mücadele verdiği bu süreçte kim olursa olsun vahdeti bozacak adımlar atmak en
hafif tabirle şuursuzluktur.
Zira ümmetin dağınıklığı; İsrail
rejiminin güç aldığı en büyük unsurdur.
İşte bundan dolayı Siyonist zalimler,
Filistinli esirlerin idamına yol açacak kanunu rahatça onaylayabilmişlerdir.
İşte böyle bir tabloyla karşı
karşıyayız.
İSRAİL ANCAK GÜÇTEN ANLAR,
DİPLOMASİYLE YOK EDEMEZSİNİZ!
Şartlar böyleyken ve İran’da,
Lübnan’da, Filistin’de kardeşlerimiz direniş destanı yazarken biz susamayız,
sessiz olamayız, elimiz kolumuz bağlı oturamayız.
Merhum liderimiz Prof. Dr. Necmettin
Erbakan’ın da dediği üzere;
İslamiyet hücum dinidir! Ey İslam
ülkelerinin idarecileri;
İsrail ancak güçten anlar! İsrail’i
diplomasiyle yok edemezsiniz!
Siyonizm mikrobunu ortadan kaldırmak istiyorsanız;
Yahya Sinvar’ın, Muhammed Deif’in,
Salih Aruri’nin ve İsmail Heniyye’nin yolundan gitmelisiniz.
Donald Trump’a meydan okumalısınız!
Ve Benjamin Netanyahu’nun alnına
silahı dayamalısınız! Bu iş ancak böyle çözülür.
Ve son sözümüz: Biz buradayız! Biz
ayaktayız! Biz geri adım atmıyoruz!
Milyonlarca şehitle birlikte Kudüs’e
yürüyoruz!
İlk Yorumu Sen Yap