Değerli Genel Başkan Yardımcılarımız,
ve Grup Başkan Vekilimiz,
İl ve İlçe Başkanlarımız,
Misafir İl Başkanlarımız,
Sivil Toplum Kuruluşlarımızın değerli başkanları,
Basınımızın güzide mensupları,
Kıymetli dava arkadaşlarım,
Değerli delegelerimiz, cefakâr teşkilat mensuplarımız,
Afyonkarahisar’ın yiğit insanları…
Hepinizi en derin sevgi, saygı ve muhabbetle
selamlıyorum.
Hepiniz bu anlamlı güne, bu büyük buluşmaya hoş
geldiniz, sefalar getirdiniz.!
Bakın dostlar… Etrafınıza bir bakın…
Bu salonda öyle bir enerji var ki, hiçbir yandaş ve
yoldaş anketin gizleyemeyeceği kadar
gerçek.
Bu salonda çiftçi var; ürününü don
vurduğunda devleti yanında bulamayan, borcunu ödeyemeyen, traktörünü satmak
zorunda kalan çiftçi…
Bu salonda esnaf var; üç fatura
arasında sıkışmış, ‘Acaba yarın kepenk kapatmak zorunda kalır mıyım.?’ diye
gece uyuyamayan esnaf…
Bu salonda genç var; üniversite
bitirmiş ama iş bulamayan, memleketini terk etmek zorunda kalan, hayallerini
erteleyen genç…
Ve burada bir karar var: Yeter
artık.! Böyle gitmez.! Değişim zamanı geldi.!
Sözlerime tarihten bir hatırlatmayla
başlamak istiyorum:
İstanbul işgal edildiğinde
İstanbul’dan ümit kesilmişti. Anadolu’ya güvenildi.
Ve Anadolu, Afyonkarahisar’da yanan
o büyük ateşle aydınlandı.
Afyonkarahisar’dan başlayan Büyük
Taarruz ile düşman denize döküldü, Türkiye Cumhuriyeti kuruldu.
Ve bugün buradan ilan ediyorum:
Bugün de Büyük Taarruz’un başladığı
topraklardan, Türkiye’nin yeni iktidar ateşini yakıyoruz.!
Kıymetli dava arkadaşlarım,
Şunu büyük bir gururla ifade etmek
isterim ki;
İYİ Parti Afyonkarahisar teşkilatları, kuruluşundan bu yana sadece Afyon’a
değil, tüm Türkiye’ye örnek olmuştur.
Zor zamanlarda dimdik duran, her
seçimde alın teri döken, ilçe ilçe, köy köy yılmadan mücadele eden, inancını
asla kaybetmeyen bir teşkilat yapımız var. Bu teşkilat; samimiyetin, cesaretin,
adanmışlığın ve fedakârlığın adıdır.
Bu salonda oturan her bir dava
arkadaşımın emeği, alın teri ve mücadelesi sayesinde buradayız.
Hepinizle gurur duyuyorum. İyi ki varsınız, iyi ki bu büyük Türkiye
sevdasının adsız kahramanlarısınız.! Birlikte başardık, birlikte başaracağız.!
Afyon öncü oldu, Türkiye takip edecek.!
Bu vesileyle, büyük bir teşekkürü ifade etmeden
geçemeyeceğim:
İl Başkanımız Sayın
Muhammed Mısırlıoğlu,
Bu şehirde sabrın, emeğin, adanmışlığın, adıdır.
Gece gündüz demeden çalışan, her birimizin tek tek derdiyle ilgilenen, makamı
değil sorumluluğu omuzlayan, bu mücadeleyi yürekten sahiplenen bir il
başkanımız var.
Kendisine huzurunuzda teşekkür ediyorum;
Buradan Afyonkarahisar’ mızın tüm ilçe
başkanlarına, benim can dostlarıma da ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Her biri, en zor şartlarda bile, yılmadan, yorulmadan,
geri adım atmadan mücadele verdi. Her mahallede her köyde İyi Partinin onurlu
mücadelesinin bayrağını dalgalandırdı.
Ve biliyorum ki;
Bugün
buradan çıkan birlik, yarın sandıkta çıkacak büyük zaferin işaretidir.
Değerli Dava Arkadaşlarım,
Ben bu ilin vekiliyim. Sadece
seçim zamanı Afyon’a uğrayanlardan değilim. Ben fotoğraf çektirip sosyal
medyaya koymak için değil, sizin hakkınızı hukukunuzu savunmak için Ankara’ya
gittim.
Mücadelemin bedelini de ödedim; eleştirildim,
engellenmeye çalışıldım, ama asla vazgeçmedim. Her zaman da Afyonkarahisar
teşkilatını yanımda hissettim.
Bugün burada açıkça söylüyorum:
TBMM’de
son yasama yılında, Afyonkarahisar’ın ve
Türkiye’nin gerçek sorunlarıyla ilgili en fazla önerge ve kanun teklifi veren milletvekiliyim.
Her önerge, bir ihmalin hesabıdır. Her soru,
bir haksızlığın itirazıdır. Mecliste konuştuğum her cümlede, kürsüden
haykırdığım her kelimede sizin sesiniz var; sizin nefesiniz var.
Bugün Genel Başkan Yardımcısı sıfatıyla
karşınızdaysam, bu benim değil, sizin emeğinizin, sizin güveninizin, sizin
yüreğinizin sonucudur. Ve
bilin ki, o görev koltuğu benim için bir ayrıcalık değil, daha büyük bir yük,
daha ağır bir sorumluluk olmuştur.
Ben bunun sorumluluğunu her gün sırtımda hissediyorum.
Herkes o yükün altına girmez.
Girip de taşıyamaz.
Ama ben söz verdim:
“Afyon’un başını öne eğdirmeyeceğim” dedim ve bunu her sabah kendime tekrar
ederek güne başlıyorum. Rabbime şükürler olsun ki beni mahcup etmedi. Kıymetli yol arkadaşlarım, Bugün
Türkiye ağır bir çöküşün içindedir.
Çünkü Türkiye kötü yönetilmektedir.
Hukuk ayaktadır, adalet yerde
sürünmektedir.
Ekonomi enkazdır, millet borç batağındadır.
Ahlak erozyona uğramış, liyakat yok edilmiştir.
Devlet kurumsallıktan kopmuş, şahsi ikballerin aracı hâline getirilmiştir.
Tek adam rejimi, Türkiye’yi uçuruma
sürüklemektedir.
Ve artık herkes görüyor, herkes biliyor:
Bu düzen yürüyemez, yürümeyecek.!
Bu karanlıktan çıkışın yolu
bellidir:
Demokratik Parlamenter Sistem.!
Kuvvetler ayrılığı.! Hukukun
üstünlüğü.! Millet
iradesinin sözü.! Bizim
için siyaset; koltuk meselesi değil, bir vatan görevidir.
Bizim için makam değil, millet
vardır.
Benim önceliğim tartışılmaz:
Vatan, Millet ve Afyonkarahisar’dır.
Gerisi laf-ü güzaftır.!
Biz bu mücadeleyi günü kurtarmak
için değil;
milliyetçi, muhafazakâr, demokrat ve kalkınmacı merkez sağ devlet geleneğini
yeniden ayağa kaldırmak için veriyoruz.!
Biz, Türkiye’yi yeniden ayağa
kaldırmak için yola çıktık — ve başaracağız.!
Biz;
Adnan Menderes’in demokrasi cesaretinden,
Süleyman Demirel’in devlet aklından,
Alpaslan Türkeş’in mücadele ceddinden,
Turgut Özal’ın kalkınma vizyonundan ilham alıyoruz.
Ve bilinsin ki:
Bu yürüyüşün adı İYİ Parti’dir.!
Bu mücadelenin adresi Afyonkarahisar’dır.!
Bu yürüyüşün sahibi Türk milletidir.!
Biz geçmişin mirasıyız, geleceğin
teminatıyız.
Milliyetçi ruhla, muhafazakâr değerlerle, demokrat iradeyle Türkiye’yi yeniden merkeze
alıp ayağa kaldırmalıyız.
Bu ülke yangın yerine dönmüşken,
hiç kimsenin kişisel hesap yapmaya, ikbal kovalayıp susmaya hakkı yoktur.!
Bu zihniyette olanlar bilsinler ki:
Karşılarında bizi bulacaklardır.! Kıymetli
hemşehrilerim,
Afyonkarahisar bir tarım
memleketidir.
Bu şehir; buğday tarlasında alın teriyle,
sabah ayazında sütçünün emeğiyle,
gün batmadan önce traktör üstünde çiftçinin mücadelesiyle ayakta durdu.
Ama bugün tarım çöküşün eşiğindedir,
hayvancılık can çekişmektedir.!
Mazot ateş pahası, gübre altın
değerindedir!
Yem fiyatı süt fiyatını geçmiş, üretici zararına üretir hâle gelmiştir.
Tarlalar boşalıyor, ahırlar
kapanıyor, çiftçi borçla boğuşuyor.!
Ve mesele sadece üretici meselesi
değildir:
Asgari ücretli geçinemiyor, emekli sürünüyor, memur çaresiz.
İşçi umutsuz, esnaf kepenk
indiriyor, sanatkâr ve tüccar iflas korkusuyla yaşıyor.
Sanayici ayakta kalmak için
direnirken, devlet seyrediyor.!
Ve buradan gür bir sesle söylüyorum:
Afyon üretirse, Türkiye büyür.!
Çiftçi güçlü olursa, devlet güçlü
olur.!
Afyonkarahisar aynı zamanda mermerin
başkentidir.
Dünyanın en kaliteli mermeri bu topraklardan çıkar,
dünyanın dört bir yanına Afyon imzasıyla gider. Ama bugün mermerci var olma mücadelesi
veriyor!
Enerji maliyetleri, navlun ve lojistik yükü,
finansmana erişim engelleri, yüksek faiz,
ihracat üzerindeki ağır yükler sektörü boğmaktadır!
Mermerci üretmek istiyor!
İhracat yapmak istiyor!
Türkiye’ye döviz kazandırmak istiyor!
Ama iktidar yalnızca izliyor —
sadece seyrediyor! Ve
şimdi gelin, hep birlikte şu soruyu soralım…
Afyon’un seçilmiş iktidar
milletvekilleri nerede.?
Halkın yanında mı, yoksa sarayın koridorlarında fotoğraf kuyruğunda mı.?
Bu şehrin milletvekilleri,
bu memleketin derdiyle ne zaman ilgilendi.?
Don vurdu, bağ bahçe yandı..
Kirazcı bankaya borçlandı, patatesçi tarlasını satılığa
çıkardı.
Neredeydiniz.?
Hangi yarayı sardınız.? Hangi kapıyı çaldınız.? Hangi acıya ortak oldunuz.? Türkiye
Büyük Millet Meclisinde Afyonkarahisar ın hangi derdini gündeme getirdiniz,
hangi sorun için çaba sarfettiniz.?
Mecliste parmak kaldırmaktan başka naptınız.?
Memleket yanarken
susuyorlar.
Bakın, isimleri var ama izleri yok.
Fotoğrafları çok, icraatları yok.
Afyon’u temsil mi ediyorlar, yoksa iktidarın hoparlörü
gibi düğmeye basılınca mı konuşuyorlar.?
Ha bir de şu sürekli devamı gelmeyen sahte MÜJDE
HABERLERİ İLE YAPTIKLARI BASIN AÇIKLAMALARI VAR..
Eber
Gölü göz göre göre öldü, suyu çekildi…. Kim
çıktı kürsüye.? Kim hesap sordu.?
Biz
sorduk.!
Çay–Dinar yolu yılan
hikâyesine döndü, yıllardır bitmedi.
Kim masaya yumruğunu vurdu.?
Kim takip etti, kim peşini bırakmadı?
— Biz bırakmadık.!
Yıllardır her seçim
döneminde afiş afiş boy gösteren, adeta “kara tren gecikir belki hiç
gelmez” türküsüne dönen o meşhur hızlı
tren vaadini hatırlayın…. Biz
sormasak , ağızlarına aldıkları yok….. Ve şimdi gelelim bu
memleketin en çetin, en kanayan yarasına…
Her seçim döneminde
yaptığınız gibi — en son 2023 Genel Seçimlerinde — milletimizin en temiz
duygularını istismar ettiniz.
BEKA dediniz, “Yak
ampulü, yak kandili!” diye meydanlarda nutuk attınız.
Milletin imanıyla, vatan
sevgisiyle, şehit kanıyla pazarlık yaptınız.
Korku büyüttünüz, toplumu gerip kardeşi kardeşe düşman ettiniz.
Yıllarca “terörle
mücadele ediyoruz” görüntüsü altında iktidarınızı tahkim ettiniz.
Peki sonra ne oldu?
Sonra döndünüz, İmralı
kayığına binmek için sıraya girdiniz!
Terör örgütünün siyasi
uzantılarıyla masalar kurdunuz.
Dolmabahçe’de mutabakat
imzaladınız.
Gizli gizli pazarlıklar
yaptınız, mektuplar taşıttınız, miting meydanlarında terör örgütünün
mesajlarını okuttunuz.
Ve şimdi kalkmış karşımıza geçip bize vatan,
bayrak, terörle mücadele dersi vermeye çalışıyorsunuz öyle mi? Utanmazsınız!
Milletin vicdanıyla alay eden sizsiniz.
Devleti pazarlık masasına süren sizsiniz.
Terörle kol kola girip sonra meydanlarda
yüksek sesle bağıran sizsiniz.
Biz size inanmıyoruz.!
Millet artık bu “Terörsüz Türkiye”
masalına karnından değil, ciğerinden gülüyor.
Peki biz ne dedik.?
Biz terörün her türlüsüne karşıyız.!
Bizim işimiz gizli pazarlık değil, açık devlet aklıdır.!
Biz masada değil, milletle beraberiz.!
Ve biz buradayız:
Bu değerleri çiğnetmemek için!
Ve tam da burada, Genel Başkanımız sayın
Müsavat Dervişoğlu’nun da dediği gibi: “Bir gün gelecek, bu ülkeyi gerçekten
yöneteceğiz — sandıkla, milletle, akılla.!” biz
bu iktidarı sandıkta yeneceğiz.! Bu duygu ve
düşüncelerle, konuşmama son verirken, Kongremizin Afyonkarahisar’ımıza
partimize, ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.
Güçlü kadrolarla, yürekli teşkilatlarla, tertemiz bir mücadeleyle başlıyoruz. Başlıyoruz,
kazanacağız.! Hazır
mısın Afyon.?
Heyecan var mı.?
Cesaret var mı.?
İnanç var mı.?
O zaman haykıralım ;
Var olsun İYİ
Parti.!
Var olsun Afyonkarahisar.!
Yaşasın Türkiye
Cumhuriyeti.!
Çünkü biz Atatürk’ün
izindeyiz, Cumhuriyete sadığız.!
Ne mutlu Türk’üm diyene.!
Sağ olun, var olun,
Allaha emanet olun…
İlk Yorumu Sen Yap